Kaçkar Kültür Gençlik ve Spor Kulübü Derneği web sitesine hoşgeldiniz…

Uye

Arşivler

HES’ler

HES’ler

Son yıllarda ülkemiz genelinde ve özellikle Karadeniz’de HES projeleri adı altında tüm vadilere yönelik büyük bir saldırı var. Bu saldırının nedenlerini anlamak zor değil. Enerji dünya çapında en çok kar getiren ve kendini kısa sürede amorti eden bir yatırım. Bu nedenle bir kısım yatırımcı daha önce elektrikle ilişkisi, elektrik lambasını açma düzeyinde iken bir anda enerji yatırım işine giriştiler.
İki bin ırmakta yaklaşık altı yüz lisans sözleşmesi alınmış, bir o kadarı da sırada.
Önce HES’lerın çalışma prensibine bir bakalım;
Yüksek rakımdan akan suyun bir enerjisi vardır. Bu yenilenebilir bir enerjidir. Su,belirli bir yükseklikten düşerken türbin jeneratörüne bağlı çarkın dönmesi sonucu elektrik enerjisine dönüşür.
Şimdi bu derelerde kurulmaya çalışılan HES’leri biraz inceleyelim; verilen bu izinlerin hiç bir bilimsel karşılığı yoktur. Havza planlaması yapılmamıştır. Çevresel etkileri düşünülmemiştir. Jeolojik yapı incelenmemiştir. Çevre halkı ile konu bilimsel temelde tartışılmamıştır. Vadilerin turizm potansiyelleri düşünülmemiştir. Sulama amacı taşıyan (Papart) gibi dereler düşünülmemiştir. Bunları uzatmak mümkündür. Bütün bu tespitler Rize Bölge İdari Mahkemesi tarafından tespit edilerek iki derede( Çağlayan ve Arılı) ÇED (Çevre Etki Değerlendirme) sürecini durdurmuştur.
HES’lerin çevre dostu olduğu bilgisi, bilimsel olarak çürütülmüştür. Bu 20. yy kalmış bir bilgidir. Bütün dünya çevre örgütleri HES’leri çevre dostu kurumlar olarak görmemektedir.
Neden;
1- Suyu yatağından alıp yamaçlara ve tünellere almak vadideki tüm yaşamı olumsuz etkileyeceği açıktır. Bırakılacağı varsayılan “cansuyu” miktar açısından tartışmalıdır ve bu can suyunu denetleyecek bir kurum yoktur ve miktarı işletmecinin insafına bırakılmaktadır.
2-Genellikle 30 km derinliği geçmeyen bu vadilerde 6-7 tane ard arda yapılması düşünülen bu HES’ler vadiyi tamamen kurutacaktır. Yeraltı suları ile beslenen içme sularında kayıplar olacaktır.
3-Tünel ve kanal yaklaşımları için yapılacak yollar zaten heyelana karşı hassas olan bölgeyi daha da risk altına sokacaktır. Kanallarda su dolu iken yaşanacak bir heyelan bölge için felaket olacaktır.
4-Elde edilen enerjiyi sisteme dahil etmek için yapılacak iletim hatları ve bunlar için kesilecek ağaçlar , oluşturacağı manyetik alan .
5-Belki de en önemlisi bu vadide yaşayan halkın o derelerle ,duygusal bağı, yaktığı türküleri dinlediğinizde neden “dere” geçmeyen bir türkünün olmadığı , yani kültürel açıdan da çevre dostu değillerdir.
Kısaca HES’ler hiçbir açıdan bölgeye uygun projeler değildir. Bu “SU”ya yapılan bir saldırıdır.”Suyun başını tutma” savaşıdır. Enerjisiz kalacağız masalları ile yürütülen bu saldırıyı 1987 yılında 2007 için hesaplanan yirmi yıllık planlama tam yarı yarıya sapmıştır.Ayrıca derelerimizi koruyarak ,çevreyi kirletmeyerek bize enerji sağlama devletin görevidir. Bunun nasıl yapılacağını bulmak da devletin görevidir. Unutmayalım ki HES’lerin alternatifi vardır ancak bu cennet vadilerin alternatifi yoktur.

ERDOĞAN GÜLER

Share on Facebook

Yanıtla